Written by

Bazen erken uyanıyorum. Kendiliğimden. Kaçta yatarsam yatayım, tamamen uykumu almış halde uyanıveriyorum. Öyle günlerde de çok dinç ve üretken oluyorum. 

Aslında kafamda bir şey varsa çözemediğim, o uyandırıyor beni sanırım. Bu aralar kafam da, işim de çok yoğun. Yoğun olmayı sevmiyorum desem, bir anlamda yalan atmış olacağım. Günün dolu olmasını ve üretken olmayı seviyorum. Bu yoğun zamanlarda da, aynı zamanda beş işle uğraşıyorum. Alışkın olduğumdan beni çok yormuyor, ama arka planda bir sürü dosya açık. İşler zamanında tamamlanıyor, ama sistem biraz yavaşlıyor olabilir.

Hiçbir zaman tek işle uğraşamadım. Genelde odağım tektir. Bir hedefe kilitlendiysem, çok başarılı bir şekilde sonunu getiririm. Bazen odaktan çıkarım. Odak şaşar yani. Araya dikkat dağıtıcılar girer. Hedef benim için iyi olana hizmet ediyorsa, odak şaşsa da, tekrar, toparlarım. 

İşe gelince; hep birden fazla iş olur elimde. Telefonum da çok çalar iş zamanı. O yüzden hep bir başka şey girer işlerim arasına. Dert değil dediğim gibi. Çok alıştım. Dikkat dağınıklığım var da diyebilirim, multi-tasking yapıyorum da. Nereden baktığımıza bağlı. 

En kısa zamanda, kendime sakin, sesiz bir vakit ayıracağım. Meditasyona yatkın değilim, ama hiçbir şey yapmadan, kendimle ilgili bir iş bile, sadece duracağım. 

Vakti geldi bence. Beynim ve bünyem dinlenmeli. Sakinliğe, huzura, dinginliğe dönmeli. 

 

Leave a comment